Genital Siğil için Hangi Doktora Gidilmeli?

Genital Siğil için Hangi Doktora Gidilmeli?

Genital Siğil için Hangi Doktora Gidilmeli?

Genital Siğil, hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel bölgede ortaya çıkabilen, HPV virüsünün neden olduğu yaygın bir sağlık sorunudur. Bu durum karşısında birçok kişi utanç duyarak tedaviyi erteleyebilir veya hangi doktora başvurması gerektiği konusunda tereddüt yaşayabilir. Ancak erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı, hem komplikasyonların önlenmesi hem de hastalığın başkalarına bulaşma riskinin azaltılması açısından son derece önemlidir. Bu makalede, Genital Siğil belirtilerini, oluşum nedenlerini, hangi uzmanlara başvurulması gerektiğini ve tedavi seçeneklerini hem kadınlar hem de erkekler için ayrı ayrı ele alacağız.

Genital Siğil Belirtileri

Genital Siğil belirtileri, kadın ve erkeklerde bazı farklılıklar gösterebilir. Lezyonların ortaya çıktığı bölgeler cinsiyete göre değişiklik gösterdiği için belirtilerin fark edilmesi de farklı şekillerde gerçekleşebilir.

Kadınlarda Genital Siğil Belirtileri

Kadınlarda Genital Siğiller genellikle vulva bölgesinde, vajina girişinde, vajina içinde, servikste, anüs çevresinde veya kasık bölgesinde ortaya çıkar. Küçük, et rengi, pembe veya beyazımsı renkli çıkıntılar en belirgin bulgudur. Bu lezyonlar tek başına olabileceği gibi, kümelenmiş gruplar halinde de görülebilir ve bazen karnabahar benzeri bir görünüm alabilir.

Kadınlarda görülen diğer belirtiler arasında genital bölgede kaşıntı, yanma hissi veya rahatsızlık hissi önemli bir yer tutar. Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında ağrı, rahatsızlık veya hafif kanama yaşanabilir. Vajinal akıntıda artış veya koku değişikliği bazı kadınlarda gözlemlenebilir. İdrar yaparken yanma veya rahatsızlık özellikle siğiller üretra yakınındaysa ortaya çıkabilir. Servikste oluşan siğiller genellikle belirtisizdir ve sadece jinekolojik muayene sırasında tespit edilir.

Erkeklerde Genital Siğil Belirtileri

Erkeklerde Genital Siğiller penis başında, penis gövdesinde, skrotum (testis kesesı) üzerinde, anüs çevresinde, kasık bölgesinde veya üretra içinde ortaya çıkabilir. Penis üzerinde küçük, kabartı şeklinde, et rengi veya kırmızımsı renkli lezyonlar en yaygın bulgudur.

Erkeklerde görülen diğer belirtiler arasında genital bölgede kaşıntı, hafif ağrı veya hassasiyet bulunur. Sünnetli olmayan erkeklerde, prepüsyum (sünnet derisi) altında siğiller oluşabilir ve fark edilmesi zorlaşabilir. Cinsel ilişki sırasında rahatsızlık veya hafif kanama bazı erkeklerde görülebilir. Üretra içinde siğil varsa idrar yaparken yanma, akıntı veya idrar akışında değişiklik yaşanabilir. Anüs bölgesindeki siğiller tuvalet ihtiyacı sırasında rahatsızlık verebilir.

Her iki cinsiyette de HPV enfeksiyonu bazen hiçbir belirti göstermeyebilir ve kişi enfekte olduğunun farkında olmadan virüsü partnerine bulaştırabilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve korunma yöntemlerinin kullanılması büyük önem taşımaktadır.

Genital Siğil Neden Meydana Gelir?

Genital Siğillerin oluşumundan sorumlu olan temel faktör HPV virüsüdür. Human Papillomavirus ailesinde 100’den fazla farklı tip bulunur ve bunların yaklaşık 40 tanesi genital bölgeyi etkileyebilir. Genital Siğillerin yüzde 90’ından özellikle HPV tip 6 ve 11 sorumludur.

HPV Virüsü Nasıl Bulaşır?

HPV virüsü öncelikle cinsel temas yoluyla bulaşır. Vajinal, anal veya oral seks yoluyla virüs kolayca bir kişiden diğerine geçebilir. Penetratif cinsel ilişki olmadan, sadece genital bölgeler arasında cilt teması ile bile bulaşma mümkündür. Çok nadir durumlarda, kontamine havlu, iç çamaşırı veya tuvalet yoluyla dolaylı bulaşma olabilir, ancak bu oldukça nadir bir durumdur.

Risk Faktörlerini Artıran Durumlar

Hem kadınlar hem de erkekler için bazı durumlar Genital Siğil gelişme riskini artırır. Çok sayıda cinsel partnere sahip olmak, bulaşma riskini önemli ölçüde artırır. Erken yaşta cinsel aktiviteye başlamak, bağışıklık sisteminin henüz tam olarak gelişmemiş olması nedeniyle riski yükseltir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde (HIV hastalarında, organ nakli geçirenlerde, immünosüpresif ilaç kullananlarda) HPV enfeksiyonu daha kolay gelişir.

Sigara kullanımı, bağışıklık sistemini zayıflatarak HPV enfeksiyonuna karşı savunmayı azaltır. Stres, yetersiz beslenme ve uykusuzluk gibi faktörler de bağışıklık sistemini olumsuz etkiler. Daha önce başka cinsel yolla bulaşan hastalık geçirmiş olmak risk faktörüdür. Kadınlarda hamilelik, hormonal değişiklikler ve bağışıklık sistemindeki değişimler nedeniyle mevcut Genital Siğillerin büyümesine veya yeni siğillerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Erkeklerde sünnetsiz olmak, prepüsyum altında nem ve bakteri birikimi nedeniyle HPV enfeksiyonuna daha elverişli bir ortam oluşturabilir. Ancak sünnetli olmak tam koruma sağlamaz, yalnızca riski bir miktar azaltabilir.

Cinsel Organda Siğil İçin Hangi Doktora Gidilmesi Gerekir?

Genital Siğil şüphesi olan kişilerin hangi doktora başvurması gerektiği, hem cinsiyet hem de lezyonların bulunduğu bölgeye göre değişiklik gösterebilir.

Kadınlar İçin Hangi Doktor?

Kadınlar Genital Siğil şüphesi durumunda öncelikli olarak kadın hastalıkları ve doğum uzmanına (jinekolog) başvurmalıdır. Jinekologlar, kadın genital bölgesinin anatomisine ve hastalıklarına en çok aşina olan uzmanlardır. Vulva, vajina ve serviks bölgesindeki siğillerin tanı ve tedavisinde deneyimlidirler. Kolposkopi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle küçük lezyonları bile tespit edebilirler. HPV testleri ve smear tarama testlerini uygulayabilirler.

Estepera Poliklinik gibi modern sağlık merkezlerinde deneyimli jinekologlar, kadın hastaların Genital Siğil problemlerini mahremiyete önem vererek değerlendirir ve en uygun tedavi yöntemlerini uygular. Kadınlar, düzenli jinekolojik kontrolleri ihmal etmemeli ve herhangi bir belirti fark ettiklerinde vakit kaybetmeden uzman doktora başvurmalıdır.

Bazı durumlarda, özellikle anüs bölgesinde siğiller varsa, dermatolog veya proktoloji uzmanına yönlendirme yapılabilir. Ancak ilk başvuru için jinekolog en doğru tercihtir.

Erkekler İçin Hangi Doktor?

Erkeklerde Genital Siğil şüphesi durumunda başvurulabilecek farklı uzmanlık alanları bulunmaktadır. Üroloji uzmanları, erkek genital organları ve üriner sistem hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktorlardır. Penis, skrotum ve üretra bölgesindeki siğillerin tanı ve tedavisinde deneyimlidirler. Erkek üreme sağlığı konusunda kapsamlı değerlendirme yapabilirler.

Dermatoloji uzmanları da Genital Siğil tedavisinde önemli bir rol oynar. Cilt hastalıkları ve HPV enfeksiyonları konusunda geniş bilgiye sahiptirler. Özellikle penis derisinde, kasık bölgesinde ve skrotum üzerindeki lezyonları değerlendirebilirler. Kriyoterapi ve lazer tedavisi gibi dermatolojik tedavi yöntemlerini uygulayabilirler.

Anüs bölgesinde siğil varsa genel cerrahi veya proktoloji uzmanına başvurulabilir. Bazı erkekler utanma veya tereddüt yaşayabilir, bu durumda aile hekimine başvurarak doğru uzmanlığa yönlendirilmeleri sağlanabilir. Estepera Poliklinik bünyesinde, erkek hastaların Genital Siğil problemlerini rahatça paylaşabilecekleri ve profesyonel tedavi alabilecekleri deneyimli uzmanlar bulunmaktadır.

Doğal Yöntemlerle Genital Siğilden Kurtulabilir miyiz?

İnternette Genital Siğil tedavisi için çeşitli doğal yöntemler ve ev yapımı çözümler önerilebilir, ancak bu konuda son derece dikkatli olmak gerekir. Doğal yöntemlerin etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ve yanlış uygulamalar ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Doğal Yöntemlerin Riskleri

Genital bölge son derece hassas bir alandır ve agresif veya asidik maddeler ciddi yanıklara, iltihaplara ve kalıcı hasarlara neden olabilir. Elma sirkesi, çay ağacı yağı, sarımsak veya diğer doğal ürünler genital bölge için uygun değildir ve ciddi tahrişe yol açabilir. Doğal yöntemlerle zaman kaybetmek, siğillerin büyümesine, sayılarının artmasına ve partnere bulaşma riskinin devam etmesine neden olur.

Yanlış uygulanan doğal yöntemler enfeksiyona, şiddetli ağrıya ve skar dokusuna yol açabilir. HPV virüsü sadece görünür siğillerde değil, çevredeki normal görünümlü deride de bulunabilir, bu nedenle siğili uzaklaştırmak virüsü tamamen ortadan kaldırmaz. Kadınlarda vajina içine veya servikse uygulanan doğal yöntemler özellikle tehlikelidir ve vajinal floraya zarar verebilir.

Bağışıklık Sistemini Destekleyici Yaklaşımlar

Doğal tedavi yöntemleri yerine, bağışıklık sistemini güçlendirici yaklaşımlar daha mantıklı ve güvenlidir. Ancak bunlar tıbbi tedavinin yerini almaz, sadece destekleyici olarak kullanılabilir. Dengeli ve vitamin açısından zengin beslenme, özellikle C vitamini, E vitamini, çinko ve folik asit içeren besinler bağışıklık sistemini destekler. Düzenli egzersiz, bağışıklık fonksiyonlarını iyileştirir. Yeterli ve kaliteli uyku, vücudun kendini yenilemesi için gereklidir. Stres yönetimi, meditasyon ve yoga gibi aktiviteler bağışıklık sistemini olumlu etkiler. Sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak önemlidir.

Ancak tüm bu destekleyici yaklaşımlar, mutlaka tıbbi tedavi ile birlikte uygulanmalıdır. Genital Siğil tedavisinde uzman doktor gözetiminde yapılan kriyoterapi, elektrokoter, lazer tedavisi veya topikal ilaçlar hem daha güvenli hem de daha etkilidir.

Genital Siğil Kendiliğinden Geçen Bir Hastalık Mıdır?

Genital Siğillerin kendiliğinden geçip geçmeyeceği sorusu, hem kadınlar hem de erkekler için merak edilen önemli bir konudur. Bilimsel veriler, bazı durumlarda Genital Siğillerin bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınarak kaybolabileceğini göstermektedir.

Kendiliğinden İyileşme Olasılığı

Araştırmalar, Genital Siğillerin yaklaşık yüzde 20-30’unun ilk üç ay içinde, yüzde 50-70’inin ise iki yıl içinde kendiliğinden gerilediğini ortaya koymaktadır. Bu süreç tamamen kişinin bağışıklık sisteminin gücüne bağlıdır. Genç yaştaki bireyler, özellikle 20’li yaşlardaki kadın ve erkekler, daha güçlü bağışıklık tepkisi nedeniyle spontan iyileşme olasılığı daha yüksektir. İlk kez HPV ile karşılaşan bir bağışıklık sistemi, zamanla virüse karşı yanıt geliştirebilir.

Ancak bazı faktörler kendiliğinden iyileşme olasılığını azaltır. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde spontan iyileşme çok daha nadir görülür. İleri yaştaki bireyler, bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle daha zor iyileşir. Çok sayıda veya büyük boyutlu siğiller, kendiliğinden kaybolma olasılığı daha düşüktür. Sigara kullanan kişilerde iyileşme süreci daha yavaştır. Stres altında olan veya kronik hastalığı bulunan kişilerde spontan iyileşme olasılığı azalır.

Beklemek Yerine Tedavi Olmanın Önemi

Kendiliğinden geçmeyi beklemek yerine tedavi olmak birçok açıdan önemlidir. Tedavi edilmeyen Genital Siğiller zamanla büyüyebilir, sayıları artabilir ve daha geniş bir alana yayılabilir. Kadınlarda tedavi edilmeyen siğiller, hamilelik sırasında hızla büyüyebilir ve komplikasyonlara yol açabilir. Erkeklerde tedavi edilmeyen siğiller, özellikle prepüsyum altında birikerek hijyen problemlerine neden olabilir.

Siğiller kaybolsa bile HPV virüsü vücutta latent halde kalabilir ve bağışıklık sistemi zayıfladığında tekrar aktif hale gelebilir. Tedavi edilmeden bekleme süresi boyunca cinsel partnere bulaşma riski devam eder. Genital Siğillerin varlığı psikolojik strese, utanç duygusuna ve cinsel yaşamda çekinmelere neden olabilir. Erken tedavi, hem fiziksel hem de psikolojik iyileşmeyi hızlandırır.

Estepera Poliklinik bünyesinde, hem kadınlar hem de erkekler için Genital Siğil tedavisinde modern ve etkili yöntemler uygulanmaktadır. Kriyoterapi ile siğillerin dondurularak yok edilmesi, lazer tedavisi ile hassas bölgelerde güvenli müdahale, elektrokoter yöntemi ile siğillerin yakılması, topikal immünomodülatör ilaçlar ile bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi seçenekler mevcuttur. Cerrahi eksizyon ile büyük siğillerin çıkarılması da gerektiğinde uygulanabilir.

Tedavi sonrası düzenli takip önemlidir çünkü Genital Siğillerde nüks (tekrarlama) riski vardır. Hem kadınlar hem de erkekler, tedavi sonrası 3-6 ay boyunca düzenli kontrollere gitmelidir. HPV aşısı, tedavi sonrası yeniden enfeksiyon riskini azaltabilir. Partnerinde de siğil veya HPV enfeksiyonu olup olmadığının kontrol edilmesi önemlidir.

Genital Siğil ciddi ancak tedavi edilebilir bir durumdur. Hem kadınlar hem de erkekler, herhangi bir belirti fark ettiklerinde utanmadan ve vakit kaybetmeden uygun uzmana başvurmalıdır. Erken tanı ve doğru tedavi, hem hastalığın seyrini olumlu yönde etkiler hem de bulaşma riskini azaltır. Güvenli cinsel yaşam, HPV aşısı, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam tarzı, Genital Siğillerden korunmada en etkili yöntemlerdir.

Genital Siğil Hakkında Sıkça Sorulan 10 Soru

1-Genital siğiller sadece cinsel ilişki ile mi bulaşır?

Genital Siğillerin ana bulaşma yolu cinsel temastır, ancak mutlaka penetratif bir ilişki olması gerekmez. HPV virüsü, vajinal, anal veya oral seks yoluyla bulaşabileceği gibi, sadece genital bölgeler arasındaki cilt teması ile bile geçebilir. Örneğin el ile genital bölgeye temas veya genital sürtünme yeterli olabilir. Çok nadir durumlarda, kontamine havlu, iç çamaşırı veya tuvalet gibi ortak kullanım alanlarından dolaylı bulaşma mümkündür, ancak bu oldukça istisnai bir durumdur. HPV virüsü özellikle nemli ve sıcak ortamlarda bir süre canlı kalabilir. Bu nedenle kişisel eşyaların paylaşılmaması ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi önemlidir. Koruyucu önlem olarak prezervatif kullanımı riski azaltır ancak tam koruma sağlamaz, çünkü virüs prezervatifin kapsamadığı genital bölgelerde de bulunabilir.

2-Genital siğil varsa cinsel ilişkiye girebilir miyim?

Genital Siğil varken cinsel ilişkiye girmek hem partnerinize virüs bulaştırma riski taşır hem de mevcut lezyonların tahrişe uğramasına ve kanama gibi komplikasyonlara neden olabilir. Tedavi süresince cinsel ilişkiden kaçınılması şiddetle önerilir. Kadınlarda siğiller vulva, vajina veya servikste bulunuyorsa, cinsel temas hem ağrılı olabilir hem de lezyonların yayılmasına neden olabilir. Erkeklerde penis, skrotum veya anüs bölgesindeki siğiller benzer şekilde cinsel aktivite sırasında zarar görebilir. Tedavi tamamlandıktan sonra bile, doktorunuzun cinsel aktiviteye dönmek için yeşil ışık yakması önemlidir. Tedavi sonrası iyileşme döneminde genellikle 2-4 hafta beklenmesi önerilir. Ayrıca HPV virüsü tedavi sonrasında da vücutta kalabileceği için, partnerinizi korumak adına uzun vadeli ilişkilerde bile prezervatif kullanımı ve partnerinizin de kontrol olması faydalıdır.

3-HPV aşısı genital siğilleri tedavi eder mi?

HPV aşısı, Genital Siğilleri tedavi etmez; sadece henüz maruz kalınmamış HPV tiplerine karşı koruyucu bir önlem sağlar. Aşı, en yaygın HPV tiplerine (tip 6, 11, 16 ve 18) karşı bağışıklık oluşturur. Tip 6 ve 11, Genital Siğillerin yüzde 90’ından sorumludur. Mevcut bir Genital Siğil enfeksiyonunuz varsa, aşı bu siğilleri ortadan kaldırmaz veya mevcut enfeksiyonu tedavi etmez. Ancak tedavi sonrasında aşı olmak, gelecekte farklı HPV tipleriyle enfeksiyon riskini azaltabilir. Aşı, cinsel aktivite başlamadan önce, genellikle 9-14 yaş aralığında yapıldığında en etkilidir, çünkü bu dönemde henüz virüse maruz kalınmamıştır. Yetişkinlerde de 26 yaşına kadar (bazı ülkelerde 45 yaşına kadar) aşı uygulanabilir ve kısmi koruma sağlayabilir. Estepera Poliklinik gibi sağlık merkezlerinde, hem HPV aşılama programları hem de Genital Siğil tedavi hizmetleri bir arada sunulmaktadır.

4-Partnerim genital siğil oldu, ben de mutlaka siğil çıkar mı?

Partnerinizde Genital Siğil tespit edilmişse, sizin de HPV virüsüne maruz kalmış olma olasılığınız yüksektir, ancak bu mutlaka sizde de siğil çıkacağı anlamına gelmez. HPV bulaşması durumunda üç farklı senaryo mümkündür: Bağışıklık sisteminiz virüsü tamamen temizleyebilir ve hiçbir belirti ortaya çıkmaz. Virüs vücudunuzda latent (gizli) halde kalabilir, siğil oluşturmaz ama bulaşıcılık potansiyeli devam eder. Bağışıklık sisteminiz virüsü kontrol edemezse, haftalarda hatta aylarda sizde de Genital Siğiller ortaya çıkabilir. İnkubasyon süresi kişiden kişiye değişir; virüs bulaştıktan sonra siğillerin ortaya çıkması birkaç haftadan birkaç yıla kadar sürebilir. Partnerinizde siğil tespit edilmişse, kadınlar bir jinekoloğa, erkekler ise bir ürologya veya dermatoloğa kontrol için başvurmalıdır. Muayene sırasında görünür bir lezyon olmasa bile HPV testi yapılabilir. Her iki partner de tedavi olmalı ve tedavi tamamlanana kadar cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.

5-Genital siğil tedavisi ağrılı mıdır?

Genital Siğil tedavisinin ağrılı olup olmayacağı, kullanılan tedavi yöntemine, siğillerin boyutuna ve yerine göre değişir. Topikal ilaçlar (kremler veya solüsyonlar) genellikle ağrısızdır, ancak uygulama yerinde hafif yanma, kızarıklık veya tahrış hissedilebilir. Kriyoterapi (dondurma tedavisi) sırasında soğuk uygulamanın neden olduğu hafif bir yanma veya batma hissi olabilir, ancak çoğu hasta tarafından tolere edilebilir düzeydedir. İşlem sırasında hafif ağrı, işlem sonrası birkaç gün ağrı ve şişlik normal karşılanır. Elektrokoter (yakma) veya lazer tedavisi öncesinde lokal anestezi uygulanır, bu nedenle işlem sırasında ciddi ağrı hissedilmez. İşlem sonrası 2-3 gün hafif ağrı ve rahatsızlık olabilir, ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Cerrahi eksizyon (kesilerek çıkarma) lokal veya genel anestezi altında yapılır, işlem sırasında ağrı olmaz ancak iyileşme sürecinde 4-7 gün ağrı yaşanabilir. Kadınlarda vajina içi veya serviks siğillerinin tedavisi genellikle daha az ağrılıdır çünkü bu bölgelerde sinir uçları daha azdır. Erkeklerde penis başı ve üretra yakını daha hassas bölgelerdir.

6-Genital siğil tedavisi sonrası tekrar çıkar mı?

Genital Siğil tedavisinde nüks (tekrarlama) riski maalesef mevcuttur. Tedavi sadece görünür lezyonları ortadan kaldırır, ancak HPV virüsünü vücuttan tamamen temizlemez. Virüs, tedavi sonrasında çevredeki normal görünümlü deride latent halde kalabilir ve uygun koşullar oluştuğunda tekrar aktif hale gelebilir. İstatistikler, Genital Siğil tedavisi sonrası ilk 3 ay içinde yüzde 20-30 oranında nüks görülebileceğini göstermektedir. Nüks riskini artıran faktörler arasında bağışıklık sisteminin zayıf olması, sigara kullanımı, stres, yetersiz beslenme, çok sayıda cinsel partner, tedavinin tam olarak tamamlanmaması ve partnerın tedavi olmaması yer alır. Kadınlarda hamilelik, hormonal değişiklikler nedeniyle nüks riskini artırabilir. Nüks riskini azaltmak için tedavi sonrası düzenli kontroller yapılmalı, sağlıklı yaşam tarzı benimsenmeli, bağışıklık sistemini güçlendirici beslenme ve egzersiz önemlidir. Sigaranın bırakılması, stres yönetimi, partnerın da tedavi olması ve güvenli cinsel yaşam pratikleri nüks riskini azaltır. Estepera Poliklinik‘te tedavi sonrası takip programları ile nüks riski minimize edilmeye çalışılır.

7-Hamilelik sırasında genital siğil çıkarsa ne yapmalıyım?

Hamilelik döneminde Genital Siğil çıkması nadir olmayan bir durumdur çünkü hamilelik sırasında hormonal değişiklikler ve bağışıklık sistemindeki doğal baskılanma nedeniyle mevcut HPV enfeksiyonu aktifleşebilir veya siğiller hızla büyüyebilir. Hamile bir kadında Genital Siğil tespit edilirse hemen bir jinekoloğa başvurmalıdır. Çoğu durumda siğiller bebeğe zarar vermez ve doğumu etkilemez, ancak doğum kanalında çok büyük siğiller varsa sezaryen gerekebilir. Hamilelik döneminde kullanılabilecek tedavi seçenekleri kısıtlıdır; bazı topikal ilaçlar hamilelikte güvenli değildir. Kriyoterapi veya cerrahi eksizyon hamilelikte güvenli kabul edilen tedavi seçenekleridir. Lazer tedavisi bazı durumlarda tercih edilebilir, ancak doktor değerlendirmesi gereklidir. Bazı doktorlar, siğiller küçükse ve rahatsızlık vermiyorsa, doğumdan sonraya kadar tedaviyi ertelemeyi tercih edebilir. Çok nadir vakalarda, bebek doğum sırasında HPV ile temas ederse “juvenil rekürren respiratuar papillomatozis” gelişebilir, ancak bu risk yüzde 1’den azdır. Hamilelik döneminde Genital Siğil yönetimi kişiye özel olmalıdır ve deneyimli bir jinekolog gözetiminde yapılmalıdır.

8-Genital siğil testi nasıl yapılır?

Genital Siğil tanısı genellikle klinik muayene ile konulur ve çoğu durumda görünür lezyonlar yeterlidir. Ancak bazı durumlarda ek testler gerekebilir. Kadınlar için jinekolojik muayenede doktor, vulva, vajina ve serviksi görsel olarak inceler. Asetik asit testi (sirke testi) uygulanabilir; şüpheli bölgeye dilüe asetik asit sürüldüğünde siğiller beyazlaşır. Kolposkopi ile vajina ve serviks büyütülerek detaylı incelenir, küçük lezyonlar tespit edilebilir. HPV DNA testi, virüsün varlığını ve tipini belirler; özellikle yüksek riskli tiplerin tespiti için önemlidir. Pap smear (serviks tarama testi) ile serviksteki hücresel değişiklikler değerlendirilir. Şüpheli durumlarda biyopsi alınarak doku patolojik olarak incelenir. Erkekler için ürolojik veya dermatolojik muayenede doktor, penis, skrotum ve anüs bölgesini inceler. Sünnet derisinin altı özellikle kontrol edilir. Asetik asit testi erkeklerde de uygulanabilir. Üretroskopi, üretra içi lezyonlar şüphesinde kullanılabilir. HPV testi erkeklerde daha az yaygındır ancak gerektiğinde yapılabilir. Estepera Poliklinik‘te tüm bu tanı yöntemleri modern ekipmanlarla ve deneyimli uzmanlar tarafından uygulanmaktadır.

9-Genital siğil olduğumu partnere söylemeli miyim?

Evet, partnerinize Genital Siğil olduğunuzu söylemek hem etik hem de tıbbi açıdan son derece önemlidir. Dürüstlük ve şeffaflık, sağlıklı bir ilişkinin temelidir. Partnerinizin de sağlığını koruma hakkı vardır. HPV virüsü bulaşıcıdır ve partneriniz de enfekte olma riski altındadır. Partneriniz enfekte olmuş olabilir ve belirtiler henüz ortaya çıkmamış olabilir. Her iki partnerin de muayene olması ve gerekirse tedavi edilmesi, tekrarlayan enfeksiyonları (ping-pong enfeksiyonu) önler. Konuyu nasıl açacağınız konusunda endişeliyseniz, önce doktorunuzla görüşebilir ve nasıl bir yaklaşım sergilemeniz gerektiği konusunda tavsiye alabilirsiniz. Konuşmayı özel ve rahat bir ortamda, yargılayıcı olmayan bir dille yapın. Genital Siğillerin çok yaygın bir durum olduğunu (cinsel aktif yetişkinlerin yüzde 75-80’i yaşamlarının bir döneminde HPV ile karşılaşır) açıklayın. Bu durumun mutlaka sadakatsizlik anlamına gelmediğini belirtin; virüs yıllarca latent kalabilir. Birlikte doktora gitmeyi ve tedavi sürecini birlikte yönetmeyi önerin. Partnerinizin tepkisi olumsuz olabilir, ancak dürüstlük uzun vadede ilişkiyi güçlendirir.

10-Genital siğil olunca hangi hijyen kurallarına dikkat etmeliyim?

Genital Siğil tedavisi sırasında ve sonrasında belirli hijyen kurallarına dikkat etmek hem iyileşmeyi hızlandırır hem de bulaşma riskini azaltır. Genital bölgeyi günde en az bir kez ılık su ve hafif, kokusuz sabunla yıkayın; agresif sabunlar ve duş jelleri kullanmayın. Yıkadıktan sonra bölgeyi nazikçe kurulayın, ovuşturmayın. Kadınlar için vajinal duş kullanımından kaçının, doğal vajinal florayı bozabilir. Erkekler için sünnet derisi altını özellikle temiz tutun. Havluları, iç çamaşırlarını ve kişisel eşyalarınızı kimseyle paylaşmayın. İç çamaşırlarınızı günlük değiştirin ve yüksek sıcaklıkta yıkayın (en az 60 derece). Pamuklu, nefes alabilen iç çamaşırları tercih edin; sentetik kumaşlar nem biriktirir. Dar pantolonlar veya taytlardan kaçının, hava sirkülasyonunu engellerler. Tuvalet sonrası önden arkaya doğru silme alışkanlığı edinin (özellikle kadınlar için). Ortak kullanım alanlarında (hamam, sauna, havuz) terlik giyin. Tuvalet kapağına oturmadan önce kağıt kullanın veya dezenfekte edin. Tırnaklarınızı kısa tutun ve genital bölgeyi kaşımaktan kaçının. Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçının. Siğil bölgesine dokunduysanız ellerinizi hemen sabunla yıkayın. Bu hijyen kurallarına dikkat etmek, hem kendi iyileşmenizi hızlandırır hem de başkalarına bulaşma riskini minimize eder.

Detaylı Bilgi ve Sorularınız için Bize Whatsapp Yoluyla Ulaşabilirsiniz. Dilerseniz Bizi Instagram Adresimizden Takip Edebilirsiniz.

Hemen Arayın !
Estepera Poliklinik